Mutlu evliliğin sırrı

Evliliğinizde bir şeyler iyi gitmiyorsa, sorunlarınız varsa ve aşamıyorsanız, hatta bitme noktasına geldiyseniz, kurtarmak için bir şeyler yapmalısınız? Peki, ama ne?
Mutlu sonla biten masallar dinledik küçükken… Seyrettiğimiz bütün filmler de böyle bitsin istedik, çünkü "mutlu son" nedense hep evliliktir. Halbuki gerçek hayat o "mutlu son" yazısından sonra başlar. Çünkü evlilik, küçükken oynadığımız evcilik oyunu değil, dönüşü zor bir yoldur aslında. Bu yüzden evliliğin başında "evet" derken neye "evet" dediğimizin farkında olmak çok önemlidir. İlk başlarda hissedilen aşk ve keşfetme duygusu insanları birbirine bağlar bağlamasına, ama bu durum bazılarının maalesef birtakım gerçekleri görmelerine de engel olabilir. İlerleyen zamanlarda kişilik çatışmaları su yüzüne çıkabilir ve bu da evlilikte çatırdamalara neden olabilir. İşte bu evrede evliliğin nasıl kurtulabileceğini, Mavi Psikolojik ve Danışmanlık Merkezi'nden Psikolojik Danışman Çiğdem Yavuz Güler sizler için anlattı.


Evliliğin anlamı
Birliktelik, kurumsal haliyle tanımlarsak "evlilik"; gerçekte iki yabancının bir araya gelmesi durumudur. Tanıyarak, tanışarak, severek evlendiklerini söyleyen çiftlerden bile "Onu artık tanıyamıyorum.", "Sanki başka biri oldu.", "Eskiden hiç böyle değildi, şimdi çok farklı davranıyor." gibi sözleri duyarız. Farklı aile yapılarından gelen kadın-erkek, birleştiklerinde ilişkilerine ceplerinde, geçmişlerinden getirdikleri kendi gerçeklikleriyle gelirler. Bu farklı gerçekliklerle yeni bir yapıyı birlikte oluşturmak kimi zaman çok da kolay olmaz. Evlilik içerisinde kadın ve erkek sürekli bir farklılaşma, başkalaşma halindedir. Beklentiler giderek değişir, birbirlerine tanımladıkları roller zaman içinde biçimlenir. Kendi değişiminin yadsımışlığında olan kadın ya da erkek, karşısındakinin değişmeden kalması yanılgısına kolayca düşer. Bu durum doğal bir süreç olarak görülmekle birlikte "mutlu bir birliktelik" amacıyla yola çıkmış çift için beklendik bir durum da değildir.

İlişkilerin "ilişki" olma süreci sancılı bir dönemdir
Çoğu çift, ilişkinin kendilerinden bağımsız bir gerçeklik olduğunun farkına varmakta zorlanır. Farkına varanlar ise ona bir süs bitkisi muamelesi yapmaya bayılır: "Evlilik fedakarlık ister", "Evlilik emek ister" gibi sözler bize çok tanıdıktır. İlişkinin, onu yaşayan kadın ve erkekten bağımsız bir yapı olduğu doğrudur, ancak ilişki, sürekli emek gerektiren bir süs bitkisi de değildir. Temelde ilişkinin ihtiyaçları yoktur. İlişki içindeki insanların ihtiyaçları vardır. İlişki içindeki bireyler iki temel ihtiyacı; "birliktelik" ve "bireysellik" ihtiyaçlarını karşıladıklarında, ilişki de sağlıklı olacaktır. İlişkiyi ayrı bir yapı olarak kabul edersek, tıpkı kendi bedenimiz, benliğimiz gibi, büyüme gelişme sürecindeki ilişkinin de birtakım sancıları olacaktır. Dolayısıyla ilişki içinde yaşanan her çatışmayı, her sıkıntıyı sorun olarak ele almamalıyız. Gelişen ve değişen bir yapı içinde bazı sorunların yaşanması son derece doğaldır. "Böbreğiniz varsa, böbrek taşınız da vardır." Dolayısıyla bir ilişkiniz varsa ilişkinizde bazı sorunlarınızın olması da kaçınılmaz olacaktır.

Terapiste gitmekten korkmayın
Ülkemizde boşanmaların yüzde 94 gibi oldukça büyük bir kısmının nedeninin şiddetli geçimsizlik olması dikkat çekicidir. Kendi tıkanmışlıklarında çiftler, fevri davranıp ilişkiyi bitirme kararı alabiliyorlar. Kültürümüze özgü bir özellik olarak uzman yardımı almaya pek yanaşmıyoruz. Etrafımızdakilerle, yakın arkadaşlarımızla sorunlarımızı paylaşmayı, onlardan tavsiyeler almayı tercih ediyoruz. Bir uzmandan yardım almanın bir çaresizlik göstergesi olduğunu düşünüyoruz. Çocuğunda bir sorun olduğunda koşarak bir uzmana giden çiftin, kendi ilişkisi söz konusu olduğunda geri geri adımladığını görüyoruz. Aslında çift terapisi, bir tamir işi için arabamızı servise götürmekten, hastalandığımızda doktora gitmekten çok da farklı bir durum değil. Kişiler gibi ilişki de tökezlediğinde yardıma ihtiyaç duyar ve çiftler gerekli yardımı aldıklarında işlerin büyük ölçüde yoluna girdiği görülür. Kendi aralarında ya da yakınlarıyla konuştuklarında da durumun değişmediğini gören çiftler terapiden kaçınırlar. Ancak çift terapisi sadece oturup durumun konuşulduğu ve birlikte "ahlanılıp vahlanılan" bir sohbet odası değildir. Terapi sürecinde, çiftlerin temelde her ikisinin de iyi olmalarına, belli ölçülerde ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışılır. İlişki içinde kötü işlev gören ilişki kalıpları vardır, bunların kırılması ve değiştirilmesi meselesiyle uğraşılır, işlemeyenler yerine daha uyumlu alternatif ilişki kalıpları konulur. Eşler arasında sınırların doğru ve esnek yapılanması üzerinde durulur. Çiftlerin tıkandıkları noktada yardım almaları ileride ilişkilerine daha sağlıklı biçimde devam edebilmeleri açısından son derece önemlidir.

İlişkide ne yapın, ne yapmayın!

1 Durup durup kötü anılardan bahsetmeyin. Salt kötü ilişki hiçbir zaman yoktur, her ilişkinin mutlaka iyi yanları, güçlü yönleri vardır. Sorun yaşadığınızda sorunun çözümü için öncelikle kendi alet çantanıza göz atın; daha önce eşinizle üstesinden gelmeyi başardığınız sorunlarda ne yaparak ya da ne yapmaktan kaçınarak durumun üstesinden geldiğinizi gözden geçirin.
2 Çözüm uğruna yaptığınız şeyler işe yaramıyorsa yapmaktan vazgeçin. Alternatif çözüm yolları deneyin.
3 İster markete kimin gideceği, ister çocuğun bakımı, isterse ayrılık konusunu konuşuyor olun, tartışmalara sert başlangıçlar yapmaktan kaçının. Sert bir başlangıcın ağır sonuçlar getirebileceğini her zaman hatırlayın.
4 İlişkinin kötüye gidişinden her ikinizin de sorumlu olduğunu unutmayın. Bir yerde denge bozulduysa sizin de dengeyi kaybetme konusunda payınız mutlaka vardır.
5 Sürekli suçlu aramaktan ve eşinizi suçlamaktan vazgeçin. Her suçlama, bir savunmayı gerekli kılar ve bu döngüsel bir şekilde devam eder. En sert tartışmalardan sonra bile aranıza duvar örmeyin. Küsmenin işe yaradığı hiçbir ilişki türü yoktur.
6 İlişkinizi tamir etmek için sürekli ilişkinizi masaya yatırıp konuşmaya çalışmayın, ilişkide tarafların problemleri üzerine konuşabilir olmaları önemlidir; ancak sürekli ilişki üzerine konuşmak, bir süre sonra ilişkiye zarar vermeye başlar.
7 Kimin neyi, ne kadar ve ne zaman kontrol edeceği konusunda güç savaşına girmekten kaçının, böylesi bir durum, karşılıklı yenilgiyle son bulur, galip çıkan olmaz.
8 Yeni başlayan evliliklerde farklılıklardan ve birlikte bir yaşama alışma zorluğundan kaynaklı sorunlar çıkması oldukça doğaldır. Böylesi bir durumda ortak bir nokta bulma çabasında ve iletişime açık olmaya özen gösterin.
9 İlk çocuk, yeni bir çocuğun doğumu, çocukların evden ayrılması gibi yaşam dönemleri ile ayrılık, ölüm gibi zorlu anlarda bazı krizler yaşanabilir. Bu durumda tıkandığınızda bir uzmana başvurmak yola devam etmenize yardımcı olur.
10 Bazı çiftler ayrılmak isteseler de çocuk için birlikte yaşamayı sürdürebilir. Oysaki parçalanmış aile diye bir şey yoktur. İyi işlemeyen bir ailede sağlıklı bir çocuk yetiştirmek pek mümkün değildir. Bazen boşanmak da herkes için iyi bir çözüm olabilir.
11 Eşler arasında bazı kuralların olması aile işleyişini kolaylaştırır. Kuralları rasyonel bir biçimde yazılı olarak koymanız gerekmez. Sözsüz iletişiminizle de ilişki içinde kuralları yapılandırabilirsiniz.
12 Çözümsüz hiçbir sorunun olmadığını unutmayın. Her zaman her iki tarafı da mutlu edecek üçüncü bir yol bulunabilir. Çözemediğiniz, tıkandığınız, yol bulamadığınız durumlarda bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin. Bazen çiftlerden biri terapiye gönülsüz olabilir. Böyle bir durumda çiftlerden sadece biri de devam edebilir, çünkü sizin değişiminiz, sizinle ilişkide olan herkesi, "eşinizi" de etkileyip değiştirecektir. Ancak terapiye birlikte devam edilmesi bu süreci hızlandırır.
13 Ve son olarak belki de en önemlisi; birlikteliğinizi korumanın en iyi yolunun eşinizle uyumunuzu bozmadan bireyselliğinizi korumak olduğunu aklınızdan çıkarmayın.




























ÇOCUK GELİŞİMİNDE OYUNUN YERİ VE OYUNCAK SEÇİMİ
Çocuklar neden oyun oynar, hiç düşündünüz mü? Yapacak başka işleri olmadığı için mi? Yoksa ayak altında dolanmamak, anne-babalarını lüzumsuz yere...
Çocuğunuzun kapak yıldızı olmasını ister misiniz?
Fotoğraflar sayfamız sizden büyük ilgi görüyor ve her ay bir kapak yıldızı doğmaya devam ediyor.
Anasayfa | Aile & İlişkiler | Aktüel | İsim Sözlüğü | Hastaneler | Her Ay | İçindekiler | Künye / İletişim | Bize Ulaşın | Abonelik | Dijital Abonelik

Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital