|
Bir ikiz bebek annesinin hikayesi
Keyifli bir hamilelik geçirmeye odaklanın!

Doktorumuzun, ikiz bebek beklediğimizi söylediği günden sonraki bekleyiş aslında çok daha heyecanlıydı. Çünkü "Kalp atışlarını duyana kadar tam anlamıyla ikizlerin varlığından söz edemeyiz" demişti. Hamileliğimin yedinci haftasında kalp atışlarını dinlemek üzere doktorumuza gittik. Eşim ve ben yine doktorumuzun ağzından çıkacak olan kelimeleri merakla bekliyorduk. Ve işte beklenen an geldi. Önce, ikizlerimizden daha büyük olarak gözükenin üzerine getirdi ultrason aletini ve Allahım bu ne mucizedir ki, güm güm kalp atışlarını duyduk. O an eşimle çok heyecanlındık. Ama tek bebek bekleyen bir aileden farklı olarak, merakla hemen o sırada ikinciyi bekler olduk. İşte bu çok büyük bir bekleyişti. Kafamızdan o sırada bir sürü şey geçiyordu, ya onun kalp atışını duyamasaydık. Sonuçta geçen 1 haftada tam anlamıyla psikolojimi ikiz anneliğe doğru hazırlamıştım. Doktor bu sefer ikinci bebişi dinliyordu. Kulaklarım bir sesi hiç bu kadar merakla beklemiş miydi bilmiyorum. O da ne, önce ses gelmedi. Panik ve korku yaşadık. Sonra yine güm güm diye gelen kalp sesleri. Büyük rahatlamanın verdiği huzurla bağrışmalar ve mutluluk gözyaşları akıyordu gözlerimizden. Ve işte o an gerçekten bebeklerimiz yola çıkmışlar birlikte geliyorlar diye düşünüyorduk. Bu nasıl büyük bir mucizeydi. İki tane bebeğin kalbi ve sizin kalbiniz... Bedenimde üç tane birden kalp atıyordu. Her ne kadar miniminnacık da olsalar, artık önümüzde, onları karnımda büyütmekle yükümlü olduğumuz önemli bir hamilelik süreci bizi bekliyordu.
Herkes bir şey söyler İkiz bebek bekleyen sevgili anneler. İşte bu kalp atışlarını duyduktan sonraki ilk haftalar tam anlamıyla bedenen ve fikren ikiz hamileliğinizi gerçekten yaşamaya ve tecrübe etmeye başladığınız bir zaman. Progesteron hormonlarınızın değişiminden dolayı farklılıklarla dolu geçen hamilelik sürecinde, sizin sıkıntılarınızda da iki katı daha fazla artış yaşama olasılığınız var. Mide bulantıları, uyku vs... Diğer taraftan da, iki tane bebeğe anne olacak olmanın verdiği tarif edilmez bir ayrıcalık. Öyle bir ayrıcalık ki, sizi tüm hamileliğiniz boyunca yere göğe sığdıramayan eşiniz, aileniz, çevreniz ve arkadaşlarınız, hatta bazen yeni tanıştığınız kişiler bile size bu ayrıcalığı hissettiriyor olacak. Aldığınız kilo az ise, "Kim der ki ikiz bebeğe hamilesin" diyen yakınlar, dostlar ya da kilonuz fazla ise, "Ee normal, iki tane bebek taşıyorsun" diyen pek çok yüz. Sayısını bilmediğiniz kadar çok bebek sohbeti, ama her seferinde düşündüğünüz, "İyi de onun bir bebeği var, acaba iki tane olunca ne oluyor?" soruları. Ve tabii çağımızın konusu olduğu için, olur olmaz, tanıdık tanımadık, samimi ya da değil birçok kişiden "Tedavi mi, değil mi, nasıl oldu ya?" soruları. Size iyimser ve pozitif yaklaşıp, "Ne şanslısın, süper, tebrik ederim, bir taşla iki kuş, hayırlı doğumlarınız olsun" diyenler de var, ikiz bebek bekleyen anne sayısının çokluğuna rağmen. Her zamanki gibi isteseniz de istemeseniz de çevrenizde var olan ya da bir şekilde karşınıza çıkabilen kötümser ve hatta karamsar, "Ay, Allah kolaylık ve sabır versin, biz bir taneyle başa çıkamıyoruz, canımız çıkıyor, siz nasıl yapacaksınız, çok zor iş" diye serzenişte bulunanlar. Yani kısaca ikiz bebeklere hamileyseniz, her kafadan bir ses çıkabilir. Size tavsiyem, bütün bunların kafanızı doldurmasına izin vermeden artık gelecekteki harika ailenize ve sağlıkla dünyaya getirmeyi hedeflediğiniz bebişlerinizle birlikte keyifli bir hamilelik geçirmeye odaklanmak. Unutmayın, her zaman söylediğim gibi siz, o şanslı annesiniz. Bir sonraki sayıda hamileliliğin ilerleyen süreciyle ilgili paylaşımlarımla buluşmak üzere. Şimdilik hoşçakalın ve ikiz anneliğinizin tadını çıkarın. Soru ve fikirleriniz için bana ulaşabilirsiniz.
Nil Keskin Keleş nilkeskinkeles@gmail.com
|