Banu Türkcan
Strasbourg'a gidiyoruz

Klimalar çalışmaya başladı ya, artık tamam sık sık hasta oluruz! Günlerdir boğaz ağrısı ve öksürükten mahvoluyorum! Tabii ilaç almayınca da haliyle geçmesi zaman alıyor. Ama bugün ciğerim sökülürcesine öksürmemden korkup ağlayan bebeğimin halini gördükçe canıma tak dedi. "Bu boğaz ya iyileşecek ya iyileşecek!" deyip, şöyle güzel ballı bir bitki çayı hazırladım, boğazımı viksleyip sardım, bir de bitki özlü ilaç alıp geçtim bilgisayarın başına. Uzun zamandır bu denli ilgi gören tek organım boğazım desem yalan olmaz. Kendimle ilgilenecek hiç ama hiç vaktim yok. Karı-koca sürekli ya Mira'nın başında ya da başka işle meşgul olurken buluyoruz kendimizi. Mesela bebeğim olmadan önce bu denli hasta olsam eminim bir hafta yatardım. Ee tabii başımda beni şımartan annem veya Murat olurdu ve bundan daha zevkli ne olabilirdi ki? Oysa şimdi Murat da ben de öyle bir şartlanmışız ki, hasta da olsak yine sefil sefil görevlerimizi yerine getiriyoruz. Bir de vızıldanıp birbirimizi rahatsız etmiyoruz!

Bir başka iklime göç zamanı
Asırlar kadar uzun gelen bir bekleyişten sonra nihayet beklediğimiz müjdeli haber geldi. Üstelik tam yazıma "İnsanın iki ay içinde, kötümser düşünceyle dünyanın neresine, iyimser düşünceyle Avrupa'nın neresine gideceğini bilmemesi kadar zor bir bekleyiş olamaz!" diye başlayacakkenEvet anlaşılacağı üzere tam iki ay sonra bir başka ülkeye, başka iklim ve kültüre göç ediyoruz. Göçebe kuşlardan tek farkımız onlar içgüdülerinin sesini dinleyerek biz ise "Hayırlısı olsun" diyerek göç ederiz.
Evet bir sonraki ay, Fransa'nın küçük, şirin kenti Strasbourg'dan yazıyor olacağım. Yeni bir ülke, yeni bir iş, yeni bir ev, yeni araba, farklı dil, yeni bir iklim, yeni bir kültür. Değişmeyen tek şey, her şeyin değişeceği. Sizi heyecanlandırır mı bilmem ama beni çok heyecanlandırıyor.
Strasbourg'a gideceğimiz haberini alınca hemen gözümün önünden şerit gibi uzun zamandır hayalini ürettiğim manzaralar geçti. Kendimizi bir an Noel pazarında yürürken, bisikletin arkasında kızım ile parklarda dolaşırken, şirin bir evin bahçesinde kızımla babasını oynarken ve en önemlisi eski dostlarla kucaklaşırken gördüm. Hayali bile zevkten dört köşe olmama yetti.

Güzellikler ve zorluklar bir arada
Bu mesleğin (İdari Ataşe) çekiciliği; zorluğunda güzelliğin, güzelliğinde zorluğunun olması. Yani evet zor bir meslek, çünkü sürekli değişik bir iklime, değişik kültürlere adapte olmaya çalışıyorsunuz. Bunu yaparken çok yoruluyor zorlanıyorsunuz. Ama öte yandan değişik kültürler tanıyor, değişik bir iklimde yaşamayı keşfediyorsunuz. Kendi sınırlarınızı görüyor, sürekli bir şeyler öğreniyorsunuz. İnsan bu yaşam stiline alışınca her ne kadar sıkıntıları olsa da, yine de bu bağımlılıktan kurtulamıyor. Beni bir yere yerleşip yaşama fikri korkutuyor mesela. Ya sıkılırsam, ya kaçamazsam, ya uzaklaşamazsam diye korkuyorum. Oysa bizim işi yaptığınızda, bir süre sonra tıpkı tiyatro dekoru gibi bütün hayatınızın değişeceğini biliyorsunuz. Bu olay insana her seferinde yepyeni bir sayfa açıyor, heyecanlanıyorsunuz.
Tabii bu heyecanın yanı sıra anılarınızın olduğu bu yerleri sonradan çok özlüyorsunuz. Mümkün olduğu fırsatlarda kaçıp tekrar aynı güzel anıları tazelemek, yeniden yaşamak istiyorsunuz. Ben Kahire'yi çok özleyeceğimi şimdiden biliyorum. Ne de olsa burası kızımın ilk nefesini aldığı, bana evlat sevgisini tattıran yer. O yüzden buranın her zaman belleğimizde özel bir yeri olacak. Ama yaşam koşullarının çok da kolay olmadığını kabul etmek gerek, dolayısıyla bundan sonra tatil için buralara gelmek daha keyifli olacak.

Vatan hasreti
Bu arada güzel bir haber daha, haftaya inşallah yurduma kavuşacağız. O gün gelip de, evimize kavuştuğumuzda ne mi yapacağız? İlk iş uyuyacağız. Şöyle tek başına, bacağımızı kolumuzu açarak, deliksiz uyumak. Son iki yıldır karı koca ikimizin de tek hayali. Bunun yanında temiz hava soluyacağız, dalından meyve yiyeceğiz, yeşillikler içinde yürüyeceğiz, bahçede kahvaltı yapacağız. Bu basit gözüken zevkler bile farklı bir ülke ve iklimde öyle özleniyor kiAslında çöl iklimi bizi yağmura, yeşilliğe hasret bıraksa da, basit zevklerin farkına varmamızı da sağladı. Hatta bu yıl Mira için bahçeyi, çocuk bahçesi yapma planımız var. Kızım parkta oynamaya bayılıyor. Biz de ona küçük bir park yapma kararı aldık. Salıncak, kayak, havuzOnu mutlu görmek için her şey.
Evet bu ay da bu kadar diyor, bir dahaki sefere hep gülümsemenizi, hayattan sonuna kadar zevk almanızı diliyorum!


"Annelik her şeyin üstüne çıkıyor"
Dergimizdeki yazılarından da tanıdığınız, ekranların Barbie bebeği Zeynep Kasımlıoğlu Özturan, üçüncü bebeğini bekliyor....
Hamileler için yaz rehberi
Eğer gezgin bir ruha sahipseniz, yolculuk yapmayı seviyorsanız ve yaz güneşinin keyfini çıkarmak istiyorsanız, içinizdeki bu istekleri...
Bebeğim ve Biz Albümü
Fotoğraflar sayfamız sizden büyük ilgi görüyor ve birbirinden güzel, tatlı, şirin mi şirin bebek ve çocukların...
Anasayfa | Aile & İlişkiler | Aktüel | İsim Sözlüğü | Hastaneler | Her Ay | İçindekiler | Künye / İletişim | Bize Ulaşın | Abonelik | Dijital Abonelik

Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital