Banu Türkcan
Aklınız varsa hamilelikte fazla kilo almayın!
Dönüp arkama bir bakıyorum, Strasburg'a geleli 7 ay olmuş, üç aylığına yanımıza gelen annem ve babam dönmüşler, kızımın ikinci yaş gününü kutlamaya sadece bir ay kalmış. İnanılır gibi değilKeşke zaman bu kadar çabuk geçiyorken, şu doğum kiloları da bir çırpıda verilebilseydi. Kilolar sapasağlam yerinde durduğu gibi, okuyanlara da "aldığım kararların arkasında durmuyorum" imajı veriyorum. Halbuki son yazımda belirttiğim üzere, rejim yapmaya karar verdiğiniz noktada evdekilerin de sizi desteklemesi gerekiyor. Rejimi her an bozabilecek bir potansiyeliniz varsa ve evdekiler de kanınıza giriyor, "Sen böyle de güzelsin, aman ne takıyorsun" gibi kandırıcı laflar edip, yanınızda yemek yiyerek sizi imrendiriyorlarsa, rejim bitti demektir. Her ne kadar Heidi Klum, "Kendinizi olduğunuz gibi sevin, güzel yanlarınızı görün" dese de olmuyor işte. Bazen bu kilolar ne zaman gidecek diye saatlerce bunalım takılıyorum. Bir yandan da buna sinir olup, o anki mutsuzluğumu yiyerek gideriyorum. Yani kilolarıma canım sıkılıyor, sıkıldığım için de yiyor ve yediğim için de kilo alıyorum. Sonrasında sıkıldığım için tekrar yiyorum. Sonuçta sıkıntının bedeli, bedenime yağ ve selülit olarak geri dönüyor. Vallahi aklı olan anne adayı fazla kilo almaz, yemesi gereken faydalı besinleri tüketir, yürüyüşe çıkar, 9 ay sonra da çatır çatır normal doğum yapar. Böyle benim gibi oturup, doğumun üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen veremediği kiloları için hayıflanıp durmaz.
Benim minik cücelerim... Elif Şafak'ın hamilelik depresyonunu, yani Post Partum'u anlattığı son kitabı Siyah Süt'ü nihayet okuyabildim. Yazar, bu kitapta kendi ruh halini yansıtan karakterleri cüceleştirmiş ve duygularını gayet keyifli bir şekilde aktarmış. Onu okurken ben de kendi cücelerimi düşündüm. Tabii onun cüceleri, benimkilerin yanında son derece akıllı ve mantıklılar. Kendilerini kısaca; "Aşureye canver hanım", "Can boğaz hanım", "Sulu göz hanım", "Yan gel-yat-kus hanım" diye adlandırabiliriz. Aşureye Canver Hanım, garip bir şekilde aşure yemeden duramıyor, her hafta mutlaka aşure yapıyor ve her seferinde bir şeyi eksikti deyip bir dahaki hafta daha mükemmeli yakalamaya çalışıyor. Onun sayesinde işyerindekiler her hafta aşure yiyor. Can Boğaz hanım hapisten çıkıyor ve yıllardır bastırdığı yeme eylemi hürriyetine kavuşuyor, abur cubur, karbonhidrat demeden her şeyi mideye indiriyor. Sulu Göz Hanım ota böceğe, çoluk çocuk, herkese ağlıyor. Bir kış günü Kahire'de araba kullanırken gördüğü ayakkabısız çocuk için aniden arabayı durduruyor, anneyi kolundan tutup "Senin niye ayakkabın var, 3 yaşındaki çocuk niye yere basıyor?" diye Türkçe kalaylayıp, "Hemen çocuğuna ayakkabı al" diye parayı eline tutuşturuyor ve ağlayarak gidiyor. Yan gel-yat-kus hanım da, kusma eyleminden arta kalan zamanda kendini yatağa atıyor, kusuyor, uyuyor, uyuyor, kusuyor. Bu arada hamile olduğumu duymalarıyla birlikte beni terk eden, Jartiyer hanım ve Pür bakım hanımı da es geçmeyelim. Kendileri güzel iç çamaşırlarını, takıları ve mini etekleri topladıkları gibi gittiler, o günden beri de kendilerinden haber alınamıyor. Hala hayatta olup olmadıklarından da şüphe ediliyor. Doğumdan 4 gün sonra ise sağ ayağımın iltihap kapmasıyla Aksak Sağ Ayak Hanım, davetsiz misafir olarak koltuk değneğiyle birlikte evime yerleşiyor. Kendisini kaçırmak uğruna sabah-akşam 2 ay iğne yiyorum, ama nafile6 ayın sonunda nihayet, bir haftalık yeni bir tedaviyle, geldiği gibi gönderiyorum kendilerini. Gidiyor ama giderken de benim çok sevdiğim birbirinden güzel topuklu ayakkabılarımı da götürüyor, o günden beri topuklu ayakkabı giyemiyorum. Hamilelik depresyonundan korkmayın! Hamilelik depresyonu; doğum öncesi artan ve doğum sonrası 24 saatte normal seviyeye dönen hormonlarımızın bize oynadığı oyundur. Aslında her ay regl döneminde yaşadığımız duygu girdaplarını düşünecek olursak, doğum sonrası yaşadıklarımız normaldir. Yeter ki dünyada yaşayan bazı kadınların bizden bin beter koşullarda, yılmadan hayat mücadelesi verdiğini düşünelim ve hüznü beslemek yerine, mis kokan bebeğimizi besleyelim.
|