Banu Türkcan
Uykusuz geceler...

"Efendim merhabalar,
Bu mesajı size sıcak bir çöl havasında Kahire'den yazıyorum. Derginizi bulabilirsem bayıla bayıla okuyorum. Fakat bu ancak memlekete giden birine sipariş vermekle mümkün olabiliyor. En son Ağustos ayı sayınızı merakla beklerken arkadaşım kaç yere baktığını, bulamadığını, eli boş geldiğini söyledi. Çok üzüldüm. Yurtdışı aboneliğiniz olsa çok sevinirim. Böylece 5 aylık kızım Mira için önerilerinizi yakınen takip edebilirdim.
Şimdilik sizleri sevgiyle kucaklıyor, başarılarınızın devamını diliyoruz."
Banu-Mira

"Banu Türkcan, attığı ilk mail'inde bize böyle sesleniyordu. Hemen cevap yazdım ve hikayelerini öğrenmek istedim. Banu da, cevap yazdı. Hikayelerini öyle güzel kaleme almıştı ki, bize 'Yabancı bir ülkede anne olmak' ile ilgili yazılar yazmasını istedim. Kahire Konsolosluğu'nda İdari Ateşe olarak çalışan Banu Türkcan, geçen yıl haziran ayında evlenmiş. Evlendikten sonra eşi Murat, işini gücünü bırakmış, biricik karısının peşine düşmüş. Ve şu an Mira'ya Murat bakıyor. Bu arada Banu hanımın gönderdiği fotoğrafların içinde Mira'yla birlikte bir tane fotoğrafı vardı. O da çok net olmadığı için sadece Mira'nın fotoğrafına yer verebildik bu sayfada. İşte Banu Türkcan'ın, eşi Murat ve 5 aylık kızları Mira ile Kahire'de yaşadıkları"
Sevil Taner

Saat sabah 05:00
Canım kızım Mira nihayet uyudu.
Ben de suratımda yeşile dönmüş güzellik maskem, bir-iki satır karalamak için bilgisayarın başına geçtim. Ama, gerçekten bir-iki satırÇünkü uyuması ile uyanıp oyun istemesi bir oluyor! Bu enerjiyi nereden buluyor bilmiyorum. Bazen "İçtiği mamadan iki biberon da ben mi içsem" dediğim oluyor. Babasıyla Mira'ya bakma işini bir saatlik nöbetlere ayırdık. Allah'tan benim vardiyamda uyudu. Şimdi uyanmazsa nerden baksan bir saat vaktim var, oh ohh! İnsan uykusuzluğa da alışıyor demek. Tam iki saatlik uyku ile duruyorum. Alışıyor da ne oluyor? 1 yılda 10 yıl sonraki halimi gördüm! Hamilelik boyunca oluşan benlerim, Mira çekimiyle uzayan göğüslerim, fazladan aldığım 20 kilopardon sabahın köründe bu maskeler neden sanıyorsunuz? Discovery kanalda eski arabaların tamir edildiği, daha doğrusu baştan yaratıldığı bir program var. İzledikçe eşime, "Bana da böyle bir şey lazım!" diyorum. Neyse, geçen gün bir programda izledim. Bir otel var; giriyorsun ve zayıflıyorsun, masajlar yaptırıyorsun, güzelleşiyorsun. İlk fırsat bulduğumda bu otelin müdavimi olacağım! Dünyalar güzeli annem, eski resimlerinde küçük, şu an ise 110 beden olan göğüsleri için "Sen yaptın, iki yıl emerek." derdi de, inanmazdım. Olur vallahi, bu gidişle 100 de olur 110 beden de! Allah'tan kocam bana olan sevgisinin kilolarım ile orantılı olmadığını söylüyor! Şaka bir yana sürekli gülen yavrum için her şeye değer! Gönlümün beklediğinden de öte yavrum! Allah'a her dakika şükrediyor, her kadına bu duyguyu tattırması için sürekli dua ediyorum! Hanımlar, siz siz olun bir erkeğe evlenmek için "evet" dediğinizde hemen bir bebeği kapın ve altını nasıl temizlediğine bakın. Tabii bazı hanımların "Altını değiştirmesine bakacağıma kesesine bakar, iki bakıcı tutarım" dediğini duyar gibi oluyorum. Ama benim için kocamı kucağında kızıma biberon verirken veya onu yıkayıp krem sürerken görmek kadar zevkli bir şey yok! Genelde erkekler son model araba isterken, benimki "Bir kreşim olmasını çok isterdim" diyor. Zaten beni etkileyen de onun bu yönü olmuş, çok iyi bir baba olacağını bildiğim için evlenme teklifine fazla düşünmeden "evet" demiştim. Ben işteyken kızım Mira'ya o kadar iyi bakıyor ki, gözüm hiç arkada kalmıyor. Hatta bazen bana "Elinde olsa bana emzirtirdindiyor. Ben de "Hayır, bu zevki sana kaptırmam!" diyorum. Bu arada dediğim gibi, iki satır yazdım ki Miram uyandı. Biberon saati. Saat gibi kız maşallah! Off off tam bu arada televizyonda bayramda parka bırakılan iki bebeğin haberi gösteriliyor. Adlarını Bayram ve Ramazan koymuşlar! Hangi vicdandan yoksun insan böyle bir şey yapar? Anlamıyorum. Geçmişi hatırlıyorum da Çocuk Esirgeme Kurumu'nu ziyaret edip, orada kucağıma almam için bana yalvarırcasına bakan bebekleri gördüğümde bir hafta kendime gelememiştim. Nihayetinde gönlüm bu üzüntüyü kaldıramadığı için, kolayı seçip bir daha gitmedim. O yüzden Mira doğduğundan beri ona gösterdiğimiz ilgiyi düşündükçe üzüntüm daha da artıyor. Biz en ufak bir mırıldanması ile anında Mira'nın yanında olup, gecede en az 20 kez üstünü örterken, o bebeklerin üstünü kim bıkıp usanmaksızın örter diye düşünüyorum. 2 yaşındaki bebekler ağzını musluğa dayayıp su içerken, insanın bir bardak su isteyeceği bir annesinin olmaması çok kötü diye düşünüyorum. Düşünüyorum da, düşünüyorumKim şımartır bebeği, anne-baba şımartmazsa!
Amaaannn... Böyle olumsuz haberler duyacağım diye bizim haber programlarını izlemekten korkuyorum. Yurt dışındayken insan daha çok üzülüyor, acı ve çağdışı haberlere! Tadım kaçtı, yarın devam ederim yazıma

2. gün Sabah 04:00

Sizlere biraz bizden bahsedeceğim. 34. yaş günümü kutlama hazırlıkları yaparken tanıştım eşimle! Ardından ondan gelen telefon ile başlayan buluşmalar. İlk başta yanlış anlamalar, hatalar... Sonrasında alınan dersler ve hemen sonra başlayan güzel bir ilişki! Tek sorun şuydu; benim 6 ay sonra görevim dolayısıyla henüz kıtası bile belli olmayan bir ülkeye doğru uçacak olmam...
Aşk, ayrılık, özlem ve büyük mutluluk...
Devamı gelecek sayıda...


Küçük şöhretler...
Televizyondaki küçük oyuncu karakterlerinden etkilenen çocuğunuz, ünlü mü olmak istiyor? Bu konuda ne yapacağınızı...
Hamilelikte KIŞ HASTALIKLARI
Rüzgar artık daha sert esiyor, paltolarımızın içinden soğuk hava sinsice süzülüveriyor; beraberinde hastalıkları da getirerek... Anne adaylarının...
Çocuğunuzun kapak yıldızı olmasını ister misiniz?
Fotoğraflar sayfamız sizden büyük ilgi görüyor ve her ay bir kapak yıldızı doğmaya devam ediyor. Bebeğinizin...
Anasayfa | Aile & İlişkiler | Aktüel | İsim Sözlüğü | Hastaneler | Her Ay | İçindekiler | Künye / İletişim | Bize Ulaşın | Abonelik | Dijital Abonelik

Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital