Zeynep Kasımlıoğlu
Yeni dünyanın en güzel bayramı
Eski yılda yapamadıklarımızı yeni yılda yapabilelim, sağlıkla ve mutlulukla diyelim sözün başınaİyi düşünce, iyilik getirir. Elin oğlunun bayramı da deseniz, dünya takviminde huzur, mutluluk dilekleri not düşülüyor bu günlerde. Milletçe zor günler geçirirken, çocuklarımızla kurduğumuz dünyamızda siyah- gri yazıları sevgimizin ve ilgimizin gücüyle renklendirmeye çabaladığımızdan eminim. Hanemizin bereketi sevgisi ne kadar bol olursa, ondan nasiplenecek çocuklarımız, yeni dünyanın en güzel bayramlarını yaşayacaklarİster bir yılbaşı ağacı ister şükür ağacı tertiplemiş olalım, aslında hep iyi niyeti paketledik birbirimiz için.
Hayat koca bir tual gibi Evin kapısının ardında acısı tatlısıyla çocuklarımızla tanık olduğumuz zamanlar hızla akıp giderken, küçük mutlulukların bıraktıkları güzel izleri sürmek için beraber geçirilen her anın kıymetini bilmeliyiz derim ben. Aslında bu sözleri sizlerle paylaşırken, hep önce kendime söylüyorum. Biz bu kadar çabuk mu büyüdük, hiç farkında değiliz ama yaşadığımız çağda, çocuklar çok daha şaşırtıcıÇocukların izlerini takip etmek için bana kalırsa en güzel yollardan biri yaptıkları resimler olsa gerek. Bizim evde hızla çoğalan resimlerin dolaplardan, kilerlerden, odalardan ve kenar köşelerden taşar hale geldikten sonra artık plansız dağınıklıklar halini aldığını gören çocuklarım, nadide el sanatlarının akıbetinin çöp kutusu olduğu gerçeğini kabullenmiş olmalarına rağmen üretimlerinden vazgeçmiyorlar. Adam olacak çocuk gözüyle bakarak mimar, mühendis ressam falan olacaklar derken, istikbal izini sürmekten vazgeçip çizgilerin ve renklerin arasında kaybolmaya başladım. Hissettiklerimi yok olmasınlar diye dijital ortama taşıdım. Artık ne sonuna ne başına bakıyorum. Hayat kocaman bir tual gibi karşılarında zaten, renkler ellerinin altında, niye tutuyorum onlarıAli'nin bir yurtdışı seyahatinde arkasında onlarca arabaya aldırmadan, trafiği allak bullak ederek kaldırım taşını boyarkenki halinden hoş bir anımız olabilir mi? Yeni boyanmış bir binanın sarı kusursuz zeminine ailesinin resmini kazıyan bir çocuğum olduğu için ona kızabilir miydim? Bugünlerde evimize gelenlerin şaşkınlıklarıyla eğleniyorum adetaDuvarlar, masalar, her yer bambaşka bir dekorasyon anlayışıyla donanmış. Çocuklu evlerin süslerinden bizim evde de var şükür.
Çocuklarımın her yaptığı kalbimde! Çocuklarımızın konuşarak, yazarak, çizerek verdiği her şey bizim için hediye. Hepsini hayatımın yegane rengi diye asıyorum kalbimin bir yerineOkula giderken elimin üstüne çizdiği gülen yüzler, okul dönüşü kapıya çizdiği yıldızların ışığı sönmediği zaman günüm güzel geçiyor. Hepimizin hayatında böyle huzura ihtiyacımız var. Sağlıklı olduklarını, hissettiklerini, sevdiklerini sevildiklerini hissettikçe bütün zor anların, yorgunlukların bezginliklerin dertlerin esamesi okunmaz oluyor. Sabah-öğle-akşam zamanları nasıl güneşe göre tanımlanmışsa bizim de hayatımız çocuk güneşlerimize göre izah edilmiş. Anne olmak, hadi babaları da katalım, böyle bir şeyHatta uzak gibi görünse de evlatlarının evladını yaşayan büyük anne-babaların da sevgi hazinesinde aynı servet var. Herkes kendi evindeki güneşe göre yaşıyor, yeni ve heyecanlı başlangıçları karşılıyor aslında.
Şükür ağacı da hazırladık Günler ömürlerini tamamlayıp giderken dün, bugün ve yarın arasında en zayıf halka bugün ise eğer, hayatın tadını veren çocuklarımızın gücüyle o zayıf halkayı güçlendirelim. Dünün tasası, yarının telaşı ile çocuklarımızla geçireceğimiz zamanı nefesimiz tıkanmadan yaşayalım. Bugün birlikte yaşayacağımız bütün anılara sonra çok ihtiyacımız olacak. O yüzden bir yılbaşı, bir de şükür ağacı hazırladık bu yıl. Hepsinde çocukların çöp adamlarının umutları ve sevgileri renklenmiş. Bir arkadaşımın anlattığı kısa fıkra yeni yılda sizi gülümsetsin diye paylaşıyorum: Hayvanlar bir gün, "Kim daha çok çocuk doğurabilir?" diye çekişmeye başlarlar. Hep birlikte dişi aslana gidip danışırlar. "Sen kaç çocuk doğurabiliyorsun?" diye sorarlar aslana. "1" diye yanıtlar dişi aslan ve ekler: "Fakat ben aslan doğururum!"
|