Zeynep Kasımlıoğlu
Bana masal anlatır mısınız çocuklar?

Ömercik, "Ne kadar sevimli, durup durup, mutlu mutlu yaşadılar" diyor... Anneannesini kaybeden ve onunla sonsuz uykuya dalan küçük kibritçi kızın hikayesine bile yakıştırmış mutluluğu. Mutluluk ona yakışan, diline dolanmış en güzel kelime. Benim de kalbime huzur doluyor. En kederli anımda ilaç gibiHep tekrarlasın"Mutlu mutlu yaşadılar" diye evin içinde nara atıyorum. Kendi sesim dönsün diye bağırıp çağırıyorum.

Hikayelerde küçük bir gezinti
Sonra yayılıyor sesArtık ses olmaktan çıkıp, hikayelerin kahramanlarına dönüşüyorum. Bazen Ariel, bazen Rapunzel, bazen de Sindrella oluyorum. Küçük kırmızı arabanın diğer sarı arabayla otoyolda yarışmasının heyecanını duyuyorum. Nehrin yakınlarındaki kulübede çocuğu olmadığı için çok üzülen iyi kalpli kadının parmak kızına kavuşmasını hayal ediyorum. Pıtırcık da tarlaları, bahçeleri bizimle geziyor. Masallarda yaşananların dünyasına girmeyi başardınız mı hiç? Düşünmeyin, başaramamışsınızdırFarkındaysanız, bütün güzel hikaye kitapları aslında daha çok kız çocukları için yazılmış. Oğluma yaşına göre kitap bulmak için çok fazla şansım olmadığını fark ettiğimde bu işe bozuldum. Kılıçlı, otomobilli birkaç hikaye de olmasa Spiderman'e sarılacağız biz de. Aman, o örümceklerden, börtü böcekten ne kadar uzak durursak o kadar iyi

Uydurmak da bazen çok etkili oluyor

Şimdi diyeceksiniz ki, "İyi de kızım sen de amma hazıra konmayı seviyorsun. Bizim canımız yok mu, hayal gücün ne güne duruyor? Şöyle kafandan birkaç hikaye uyduramıyorsan yazık sana". Haklısınız, ben de öyle yaptım. Üstelik yeni kardeş de gelince başımız daha çok sarılacak. "Öğrendiklerini kardeşine anlat" demeyeceğim. Onların çocukluklarına giden renkli taşları döşemek için yıllar önce büyükbabamın yaptığını yapacağım. İnsan hikayeleri anlatırdı hepHakim olduğu ve Türkiye'nin pek çok yerinde görev yaptığı için, insan sarrafı gibi misyonu vardı. Kedili, fareli, kutup ayılı hikayelerin uzağında, onların verdiği ahlak dersini bizzat yaşanmış deneyimlerinden aktarırdı. O zaman anlatılanlar, yaşamımın en büyük sorunlarına cevap verirdi ve önümdeki yolu aydınlatırdı. Annemin-babamın ayrılığını bile "büyüyerek" anlamıştım bu sayedeÇünkü bana her şey, büyük biri yerine konularak ve sorgulayarak anlatılmıştı. Aklı selim şekilde ifade edilmişti. Babamın hatalarını, annemin fedakarlıklarını sonraları zaten ben de keşfetmiştim. Bir arada olmaları asla mutlu yaşamaları anlamına gelmeyecekti. Ama iyi ki hayalle gerçek arasında asılı kalıp düşmeden her şey anlatılmıştı. Bu sayede yolumu kaybetmemiştim daha küçücük bir çocukken. Şimdi de fark ediyorum ki, çocuklar üzgün, korkak ya da depresif olduklarında, küçük huzursuzluklarına şifa aradıklarında ve güven yaşamak istediklerinde tıpkı mutlu olduklarındaki gibi kendilerine bir şeylerin izah edilmesini istiyorlar. Suskunluk dipsiz uçurum gibiİster yazılı bir şeyler bulun, ister hayal gücünüzü konuşturun, ama ne olursa olsun onlarla konuşun.

Kızım küçük arkadaşım oldu
Garip bir durum daha var. Oldum olası babacı olan kızımın küçük arkadaşım olduğunu fark ettim. Ailemizdeki oğlan annesini, kız babasını tutar hesabını çoktan bırakmış. Zaten bilirsiniz, kocaman olduklarında bile annelerle kızlar arasındaki dargınlıklar 1.5 günden fazla sürmezmiş.
Kızımın ve oğlumun minicik kafalarının içinde düşünen kocaman beyinler hissediyorum. Bana kalırsa hemen her konuda fikir vermekten çok, çocuklarımızın fikirlerini öğrenmemiz gerekiyor. Masallar, konuşmalar, dertleşmeler hep geri dönüşü olmayan anlar. Bir arada oluşumuzu önemsememiz en acı hadiseleri bile mutlu yaşamaya dönüştürebilir
Geçen gün Zeytin'i kaybettik, fare zehri yemiş bahçede. Veterinerler de geç anlayınca kaçınılmaz sona gitti. Gece sabaha karşı son nefesini kollarımda verirken, hiç istemesem de karnımdaki minik bebeğimi de üzdüm herhalde. Zeytin, benim 12 yıllık ve özellikle oğlumun yaklaşık 2.5 yıllık dostu olan bir köpekti. Köpeğin kaybını çocuklara nasıl izah edeceğimi bilemedim. Bazı uzmanlar herkesin acısını yaşaması, ama bunun çocuklara makul dille ifade edilmesi gerektiğini söylüyorlar. Nasıl olsa oyuna dalar fark etmez kedinin-köpeğin yokluğunu diye düşünmeyin. Akıllı, sağlam bir izahı önce kendinize, sonra çocuğunuza yapın. Hayatta her şeyin her zaman yolunda gitmediğini, kaybedilen sevgilerin yerine başkalarının konabileceğini, en iyi ilacın zamandan, ilahi kudretten geldiğini bilmeleri gerekir. Yoksa küçük kibritçi kız masalı niye yüzyıllardır çocuklara her dilde anlatılsın ki?


"Kendimi mutfakta çok huzurlu ve mutlu hissediyorum"
Manken, fotomodel, sunucu, yazar, müşfik anne, mükemmel eş… Ebru Şallı Tan, kartvizitine bakalım daha neleri ekleyecek....
Çocuğunuzla tatil keyfi
Yaz, çocukların belki de en çok sevdiği mevsim. Dışarıda doya doya oynamak, tatile gitmek, yaza özgü serinletici ve tatlı meyvelerle beslenmek......
Bebeğim ve biz albümü
Fotoğraflar sayfamız sizden büyük ilgi görüyor ve birbirinden güzel, tatlı, şirin mi şirin bebek ve çocukların...
Anasayfa | Aile & İlişkiler | Aktüel | İsim Sözlüğü | Hastaneler | Her Ay | İçindekiler | Künye / İletişim | Bize Ulaşın | Abonelik | Dijital Abonelik

Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital