Zümrüt Özkan Anjuere
Her şeyi hatırlayacak!

Diş fırçalamak, pijama giymek ve kitap okumak daha ne kadar ağır yapılabilir bilmiyorum. Yatma vakti gelince benden daha çok "Hadi, hadi ama, aa hadi" diyen bir anne var mı onu da bilmiyorum. Bildiğim, hafta içi Alex Kaan'ı yatağa göndermenin hiç de kolay olmadığı... Sene başında saat 20:30'da ışıkların sönmesiyle ilgili yaptığımız anlaşmanın bu uzatmalar sayesinde çok da harika işlediğini söyleyemeyeceğim. Uyku saatinin asla 21:30'lara kaydırılmayacağını bildiği için hiç değilse 21:00 olsun ısrarlarını aradan geçen iki aya rağmen halen bırakmış değil. O yatak saati konusunda ne kadar kurnazsa, ben de o kadar kararlıyım!
Işıkları söndürüp yatağının yanına iliştiğimde en az 10 dakika da bu şekilde sohbet edeceğimizi ikimiz de biliyoruz. Genelde okulda olup biten komik şeylerden bahsediyor Paşa, hani çok gülüp bir hikaye daha ister miyim diye Bazen de "Bana bebekliğimi anlat" diyor, duygusallaşıp, anlattıkça anlatırım ümidiyle... Olmadı yaramazlık itiraflarına bile başlıyor, ama kızamıyorum o tatlı surata yatma saatinde...
El ele konuşuyoruz, sonra sıkıca sarılıp, koklaşıyoruz. Odayı terk etmeden önce mutlaka, "Seni seviyorum Kaan" diyorum, "Ben de seni anne!" deyip sağ tarafına döndüğünde uykunun artık onu kucaklamaya hazır olduğunu görüyorum. Yatırırken, uyandırırken, okula yolcu ederken "Seni seviyorum" demeyi hiç ihmal etmiyorum. Hatırlayacak büyüyünce bu anları, biliyorum...

Kararlı bir anneyim
Uyanabilmek için oldukça büyük bir öpücük ve sırt kaşıma ritüeline ihtiyacı oluyor benim oğlumun. Sonrasında yataktan zıplaması an meselesi... Uykusunu alan bir çocuğun sabahın 06:15'inde bile hop zıp olabilmesini seyretmek müthiş. Sabahları konuşan, soru soran, cevap veren," Naber anne?" diyen bir çocukla güne başlamak insana, "Hayat böyle ve onunla güzel işte!" dedirtiyor. Ne kadar yorgun kalkmış olursam olayım, onun o güzel enerjisi beni de kendime getiriyor. Çocuklar güne merhaba demeyi büyüklerinden çok daha iyi beceriyor! Sabah 06:30 gibi mutlaka kahvaltı sofrasına oturmuş oluyoruz. Bir gece önceden o sabah sofrasında nelerin yer alacağını bildiğim için her şey tıkır tıkır ilerliyor. Çok şükür, Kaan kahvaltıya asla "Hayır" demiyor. Aksine ikimiz de onun mükellef kahvaltı etmeden evden çıkmasını düşünemiyoruz bile. Aynen olması gerektiği gibi! Ben ona kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu, kahvaltı ederse dersleri daha iyi anlayacağını, dolayısıyla okulda daha başarılı olacağını çok küçüklüğünden beri anlatıyor ve her sabaha ayrı bir menü hazırlayarak bu öğünden sıkılmasının önüne geçmeyi başarıyorum. Dedim ya ben kararlı bir anneyim, o da akılı bir çocuk! Biz ana-oğul yumurtaya bayıldığımız için sabah menülerimizde gün aşırı mutlaka yumurtalı bir tarif oluyor. Sonra yaz-kış hiç şaşmadan bir çeşit mevsim meyvesi de yerini buluyor soframızda. Soğuklar başlayınca meyvelerin suyu taze taze sıkılıp, şifa diye önüne konuluyor. Enfeksiyonlara karşı nasıl bir koruyucu olduğunu ezberledi artık. Fındık, badem, cevizler de son dakika tadımlıkları olarak sunuluyor, yine faydalarının altı çizilerek tabii. Anne çenesi duramıyor, maşallah sabahları da güzel çalışıyor! Biliyorsunuz, alışkanlık edindirilmemişse sabahleyin "Yesene yesene" demek hem anneye hem de çocuğa stres yüklemekten başka bir işe yaramıyor. Hala kahvaltı sevmeyen bir çocuğunuz varsa sabah menülerinizi çeşitlendirmenin yanı sıra sıkmadan neden kahvaltı etmeli konusunu tatlı bir dille anlatın onlara. Kahvaltıyı sevdirmek için daimi bir çaba içerisinde olmayı asla bırakmayın. Hele güleryüz ve istikrar varsa işin içinde bilin ki sabahları da her şey yoluna girecek bir şekilde...

Küçük notlar her zaman etkilidir!
Son olarak gece başuçlarına, sabah kahvaltı masalarına, okul çantalarına, hatta ceplerine bırakmak üzere küçük notlar yazın çocuklarınıza. Üzerinde ister iki kelime ister birkaç paragraf olsun. El yazısı ile bir tebessüm eşliğinde yazılmış, içinde sevgi olan anne notları... Hayatlarına iliştirdiğiniz o notları hatırlayacaklar inanın. Annenin uykuya yatırışını, sabah kaldırışını, yüzlerdeki ifadeyi, seni seviyorum demeleri hatırlayacakları gibi... Hepsini ve her şeyi hatırlayacaklar!

www.yiyorumbuyuyorum.com









"Aşk evlat demekmiş, evlat da aşk!"
Önce pek çok çifti evlendirdi, sonra halkın sevgilisi oldu, ardından atv ekranında seyircilerinin gözü önünde kendisi...
Yenidoğan dönemi
Doğum sonrasında bebeğinizi kollarınıza almanın mutluluğunu yaşarken, bir yandan da ilk ağlamasıyla beraber onun bakımıyla ilgili serüven başlıyor...
Sizden gelen fotoğraflar...
Bebeğim ve Biz albümü sizden büyük ilgi görüyor ve her gün bir yıldız doğmaya devam ediyor.
Anasayfa | Aile & İlişkiler | Aktüel | İsim Sözlüğü | Hastaneler | Her Ay | İçindekiler | Künye / İletişim | Bize Ulaşın | Abonelik | Dijital Abonelik

Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2007 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital